“Bir proje, bir topluluğun hayatını değiştirebilir ama bazen en çok değiştirdiği,
o projeyi yazan ve hayata geçiren kişidir.”
Merhaba! Ben Büşra, bazen bir yolculuğun nerede başladığını anlamak kolay olmaz. Yola adımını attığın an mı başlar, yoksa hayal etmeye başladığında mı? Benim için bu sorunun cevabı oldukça net. Yetiştirme yurdundan kaçmış bir çocukla göz göze gelmem ve onun hikâyesini öğrenmemle başlayan süreç, bugün hâlâ devam eden bir yolculuğa dönüştü. Bugün seninle yalnızca bir başarı hikâyesini değil; hatalarla, denemelerle, yeni öğrenmelerle ve küçük adımlarla şekillenen bir proje yolculuğunu paylaşmak istiyorum. Çünkü her proje, aslında bir fikrin yolculuğu ve her yolculuk biraz da kendimizi keşfetme süreci.
Proje Yazımına Neden İhtiyaç Duyarız?
“Proje” dendiğinde çoğu insanın aklına dosyalar, raporlar, formaliteler gelir. Oysa aslında proje; bir fikri sistemli biçimde toplumsal faydaya dönüştürmenin adıdır. Benim deneyimimde ise proje; “toplumsal bir ihtiyacı fark etme” ve “o ihtiyaca samimi bir çözüm üretme” serüvenidir. En kıymetli yanı da; bu serüvenin sadece kâğıtta kalmaması, sahada gerçek hayatlara dokunmasıdır.
Gönüllülükle Başlayan Hikâye
Gönüllülükle tanışmam, üniversitenin ikinci yılına dayanıyor, başlarken bahsettiğim olayın bendeki yankısı eyleme dökme ihtiyacına dönüştü. Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı gençlik merkezleriyle başlayan bu yolculukta pek çok projede hem katılımcı oldum hem de zamanla gönüllü liderlik görevleri üstlendim. Özellikle dezavantajlı çocuklar ile göçmen çocuk ve ergenlere yönelik yapılan çalışmalar, bu sürecin kalbini oluşturdu. Aynı dönemde, üniversitedeki hocamla birlikte sosyoekonomik yönden dezavantajlı okullarda, üniversite destekli bir projeyi sahada yürütme şansı buldum. Bu süreç, yalnızca teorik bilgileri sahaya taşımakla kalmadı; esneklik, gözlem, yaratıcılık ve ekip çalışması gibi pek çok beceriyi geliştirmeme katkı sağladı. Bu deneyimlerin ardından, TÜBİTAK Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na katıldım. Yazıp yürüttüğüm bir projeyle kendi alanımda bölgede üçüncülük ettim. Bu başarı, benim için hem büyük bir motivasyon hem de yeni sorumluluklara açılan bir kapı oldu.

Ufku Genişleten Eğitim ve Programlar
Bugünlerde yüksek lisans ve mesleki çalışmalarımın yanı sıra zamanımı, Benimle Çalış Ailesi içerisindeki etkinliklere ve topluluk için üretilecek projelere hazırlığa ayırıyorum. Bunun yanı sıra, henüz çiçeği burnunda olan ve belediye ile bir sivil toplum kuruluşuyla ortak yürüttüğümüz yeni bir projeyle de aktif saha deneyimlerine yenilerini eklemeye devam ediyorum. Proje üretme süreçlerinde daha donanımlı olabilmek adına çeşitli eğitim programlarına katıldım. KUDAKA tarafından verilen Proje Döngüsü Yönetimi eğitimi, proje yazımına bakış açımı geliştirmeme katkı sağladı. Harvard Business School’un “Aspire Leaders” programı ile liderlik becerilerimi pekiştirdim. Erasmus+ projesine sayesinde ise uluslararası proje dinamiklerine dair yeni bir perspektif kazandım.
Bu blogda sizinle birlikte;
- Proje fikrinin nasıl doğduğundan ekip kurmaya kadar olan süreci,
- Sahada karşılaşılan zorlukları ve çözüm üretme stratejilerini,
- Proje yazımında dikkat edilmesi gereken noktaları ve kişisel gözlemlerimi,
- Ayrıca iletişim, planlama, liderlik gibi proje süreçlerinde ihtiyaç duyulan becerileri nasıl geliştirebileceğimize dair pratik önerileri paylaşacağım.
Elbette tüm bu yazdıklarım nihai bir “tamamlanmışlık” hali değil. Ben de hâlâ öğrenen, deneyimleyen, zaman zaman tökezleyen ama her seferinde daha iyiye ulaşmak isteyen biriyim. Bu nedenle bu blog yalnızca bir paylaşım değil, aynı zamanda birlikte düşünme, üretme ve gelişme alanı olacak. Hazırsanız, bu yolculukta birlikte yürümeye başlayalım!
Yazar: Büşra HUBUP


Bir yanıt yazın